AMERIKADA ALIŞ VERİŞİN 2. BÖLÜMÜ- WALMART



Önceki yazıda Amerika da alış veriş yapmak için gideceğiniz market tarzında olan büyük alış veriş  marketinden  bahsetmiştim.  Yani  HBE-den . Bu günde ikinci büyük marketten Walmartdan bahsedeceğim. HEB yazısında söylediğim gibi. İlk Önce isimlerini öğrenin marketlerin . Bu marketin ismi Volmart diye okunuyor.

Bu markette Amerikanın her bölgesinde, her şehrinde kesinlikle bulunan market. Almak istenilen her türlü yiyecek, içecek, konserve, tüm ev eşyası: ütü, çekyat, yastık, yorgan, elbise, çocuk eşyaları, teknoloji eşyaları, ilaç ve temizlik malzemesi olarak aklınıza gele bilecek her şeyi çok kolaylıkla bula bilirsiniz.



Volmartdan hemde para gönderebiliyor ve banka hesabınızdan para çekebiliyorsunuz.

Biz buraya geldiğimiz zaman ilk önce  evi kiraladıktan sonra evin gerekli ihtiyaçlarını almak için Volmartın yolunu tuttuk. Yolunu tuttuk dedim de anlamayın biz gittik . Hayır çünkü biz daha araba alamamıştık. Çünkü burada araba hemen alınamıyor. Önce piyasaya bakıyorsun, sonra cebine bakıyorsun. Daha sonra düşünüyorsun ve alıyorsun. Bu da bir hayli  zaman alıyor. Bizi sağ olsun önderlik yapan arkadaşlar götürdü.
  Uzun lafın kısası ev için gerekecek ne var hepsini aldık. Bardak, tabak, yastık, battaniye. Türk çay bardağını ve çaydanlık takımını aramak isterseniz yorulmayın . Ben baştan bulamayacağınızı size söyleyeyim. Burada çay anlayışı var, ama çay bardağı neden küçük olur bu mantık yok. Çay ve kahve dediğin büyük bardakla içilir. Zaten burda çaydan daha çok kahve tercih ediliyor . O da en büyük kupa bardağında.

Çatal, kaşık, bıçak ve bir kaç gün için atıştırmalık olarak  domates, salatalık, tuz, peynir aldık.

Bütün bunlar bize kaça mal oldu. Tabi ki beklenen  fiyattan çok bahalıya. Çünkü Volmartdan her şeyi bulursun, yalnız kasaya gelirken cebinde ödemek için para bulmayabilirsin. Görünürde ne olacak 1-2 dolar diyorsun . Kasada her şeyin üzerine vergi gelince fiyatlar ulaşılmaz hatlara çıkabiliyor.
Çok aciller alınır. Bazı ihtiyaçları ortamı bir az keşif ettikten sonra almanız maslahat.

Bu resimde 20 ve 20 den az bir şeyler aldıysanız bu kasaya gelin demektir. Eğer 3 tane peynir aldıysanız bunun 3 tanesi aynı mal olduğu için 1 adet sayılıyor. İyice hesap edin.

 
     Bunu unutmayın Amerikada  hiç bir yerde olmayan kolaylık söz konusu. Bu en çok da biz hanımların işine yarıyor. Aldığınız malı 3 ay içinde ister geri verirsiniz, ister değiştirirsiniz. Sizin tercihiniz.
  Ben her aldığıma zor karar veren bir insanım. Çok düşünürüm. Bezen aldıktan sonra acaba derim.  Geri verme fırsatım olmaz.  Annem ilk geldiğimde  Amerika nasıl diye sormuştu. Alıştın mı demişti. Bende alışmam zor oluyor ama en çok aldığını geri vere biliyorsun ya . Onu çok ama çok sevdim demiştim.

Geri veriliyor yalnız şartı var. Aldığın malın fişini kaybetmeden saklıyorsun. Olurda kaybedersen deneyin. Geri vermek istediğin  malı götürürsün değiştirme yerine yani  canı isterse deyişir ve ya geri alır. Ters birine denk gelirsen hiç bir şey yapamadan  kader diyor ve aldığını kullanıyorsun.


 Yiyeceklerde aynı işlem söz konusu. Tabi bunu şükürler olsun yapmadım. Yiyeceklerde zevk konusu olmadığı için aldığını bir şekilde yiyorsun. İyi olsun olmasın. Zaten aldığımız yiyecekler malum.

Yiyecekler ayrı bir konu olduğu için onu başka yazıda paylaşmak istiyorum. Şimdilik bu kadar.

Ben size Walmartın site adresini vereyim . Buradan istediklerinize baka bilirsiniz. Bulmak istediklerinizi sitede bulursunuz ama markette bulamayabilirsiniz. O zaman onu internet sitesinden sipariş vere bilirsiniz.
Tavsiyem önce markete bakın ve her istediğinizi marketten alın. İnternet sitesinden sipariş verecek olursanız gelen eşya tam isteklerinize uymaya bilir. Bu zaman onu geri vermekle uğraşırsınız.
Burda malı internet üzerinden geri verirken belli bir miktar para da kaybede bilirsiniz. Bunun için iyi düşünün derim.  
http://www.walmart.com/

Kolay gelsin...

Category: 2 yorum