Amerikada Alışveris -5- Teksas Austin- Sprouts Market



Her defa buraya yazı yazarken kendime söz veriyorum. Kesinlikle her gün olmadı haftada bir yazı yayımlayacağım burada.. 
Olmuyor..
Bir kaç blogu yönetmek o kadar da kolay değil..
Azerice Evdar, 
Türkçe Mutfak Dili, Amerika Gerçeği, Her Karede Bir Anı sitesi derken
 blog kalabalığı olmuş.
Çık şimdi işin içinden. ))
En son karar verdim  az az da olsa yazacağım. Uzun ara vermeden kısa ve öz...

Amerika`ya geldiğimizden bu yana sürekli alış veriş yaptığım belli marketler var.
Evimize gelen reklam vasıtasıyla tanışmıştık bu marketle..
Bir çok sebzenin taze ve organik olanı, bir çok baharatın bulunduğu marketin ismi
Elbette marketin ismi bu kadar uzun değil siz ona sadece Sprout deyebilirsiniz..


Marketin temiz, düzenli olması çok hoşuma gidiyor..
Fiyat bakımından da uygun olunca günlük ihtiyaçları oradan temin ediyorum.
 Alacagın kuru bakliyarı, çerez türü yiyecekleri şöyle kenarda duran küçük poşetlere koyuyorsun,  poşetin agzını baglamak için baglaç varonu alıp onunla bağlıyorsun, sonra da orada duran kalemi alıp aldıgın ürünün numarasını yazıyorsun ki kasaya gelirken kasadakı fazla zorluk çekmesin.. 
Ürünün numarasına kasaya yazınca akıllı alet fiyatı direkt veriyor..
Hayatı böyle kolaylaştırmışlar işte..
Resimler daha ayrıntılı anlatır..
Fiyatlara dikkat..




 

  Baharatların satış bölümü çok güzel. 
Küçük kutucuklarda bulunuyor baharatlar.
 Kütüçügün yanında küçük poşetler, ölcü kaşıkları, terazi ve ismini, numarasını yazmak için kalem var ..
Baharatlar eh işte denilecek fiyatta.
Az alınca o kadar göze batmıyor demek..
 Bazıları ucuz,bazıları bahalı..





Tarçın
 

Defne Yapragı
Bahcemize kocaman agacı vardı..
Yani getirip satsam zengin olurum  ha...))
 

Kırmızı Pul biber, çekirdekleri ile birlikte..)


 Bir çok baharatların yarım kilosu yani 454 gr`mı 71 dolar olduğunu saymazsak..
Doğru duydunuz baharatın  yaklaşık yarım kilosu 74 dolar. 
İyi ki bu baharatı çok kullanmıyoruz. 
 Bu pahalı baharatın ismi KAKULE..


 ebze fiyatlarını resimlerle ayrıntılı bilgi vermek isterdim ama beni resim çekerken yakalayıp uyardıkları için çok fazla sebze fiyatlarının resimi yok.
Evet, tam resim çekeceğim, arada gezen market düzenleyiciden birisi
 " Hanımefendi burada resim çekemezsiniz" deye uyarıda bulunmuştu..
Aslında benim blogum var bak işte bu da kartım filan deye kendimi takdim edecektim ki kartım olmadığı fark ettim.
 Acilen kart bastırmam lazım benim, yoksa olmuyor böyle.
Şöyle üzerinde kalp resmi filan..))
 

Olan resimleri de elimden almasınlar deye alacaklarımı çabuk halledip marketten ayrıldım..
Çekebildiklerimle marketin kısa tanıtımı bu..
Sanırım sadece Teksas eyaletine has bir market olan Sprout marketini Teksas`a teşrif buyuranlar ziyaret etsin derim.. Memnun kalacaklarına eminim...

Category: 2 yorum

Social Security Number - Sosyal Güvenlik Numarası




Amerika`ya ilk geldiğiniz zaman yapmanız gereken ilk işlerden birisi de  kendinize numara almak olmalı. Bu numara yerli yabancı her kese veriliyor. Yani seni bu ülkede bununla biliyorlar. Almamız şart. Baş vurduktan bir hafta veya 15 gün sonra alabilirsiniz.
Bizim başımıza gelen macerayı size anlatayım sizde bu hataya düşmeyin. İlk geldiğimiz zaman bizimle ilgilenen genç rehber bizi  bu numaranın alındığı yere götürdü.
Neyse uzun beklemeden sonra doldurulması gereken her kağıdı doldurduk, konuştuk. Onların cevabı bize bu oldu "ülkeye yeni geldiğiniz için sizinle ilgili bilgiler daha sisteme girilmemiş 15 gün beklemek zorundasınız."

İyide burada bir çok işlem yapılırken bu numara lazım olacak. Başka çaremiz yoktu . 15 gün bekledik, sonra yine başvurduk. Evet bizi sisteme kaydetmişlerdi. Kağıtları aldılar, 15 gün sonra numaralar gelecek dediler posta kutunuza.
Burada posta kutuları evlerin duvarına yapışık olmuyor ve de sana gelen mektuplar bizzat sana takdim edilmiyor.

Özellikle siteden ev kiraladıysanız bilmeniz gerek ki posta kutusu ya sitenin ana kapısının yanındadır, ya siteden sorumlu ofisin önündedir, ya da sitenin ortasında bir yerdedir. Anlayacağınız boşuna ev kapınızın yanında aramayın.
Aynen resimdeki gibi görüntüsü:



Bizde her 15 günün neredeyse her gününde acaba geldi mi diye kontrol ettik.
Hatta 20 gün oldu ama hala bizim numaralardan haber yok.
Çaresiz yine işlemin yapıldığı yere gittik.
Bize ne deseler iyidir " Numaralar sizin adrese gitmiş ama orada bu isimde kimse bulunamadığı için kağıtlar geri gönderilmiş.
Eeee, nasıl olur biz orda 20 gündür yatıp kalkıyoruz. Hatta söylemesi ayıp postanın orada yatalım diye karar verecektik..))
Anlatınca bize sunu sordular " Peki isminiz yazıp posta kutunuzun içine , hatta en on kısma koydunuz mu? "
Bizde saf saf " Yooookk" dedik.
" O zaman çok beklersiniz" demeleri gerekirdi türk usulunca ama demediler. Tavsiyede bulundular işlemleri yeniden yapın ve bir zahmet buradan gider gitmez ilk isiniz posta kutusuna isminizi yazıp yapıştırmak olsun dediler.  Bizim rehberin unuttugu en önemli nokta...)))
Aynen böyle:




  Esim epey bir söylendi, sinirlendi bunu duyunca ve de eve gelir gelmez  abartıp tüm sülalesinin ismini yazacaktı da, neyse ki benimle kendi isminde karar kildi ve yazıp posta kutusunun iç kısma yerleştirdi..
Gün o gündür her defa posta kutusunu açarken ismimizi orda görünce bu ani gelir aklıma..


 Okuyucular bu ayrıntıyı Amerika`ya uzun sureli yasamak için gelecek olan akrabaya, arkadaşa söylemeyi ihmal etmeyin.
Çünkü hayat burada bizim hayal ettiğimiz gibi kolay değil...
İyi okumalar...

Category: 1 yorum