Amerika`da Yollar ve Trafik Kuralları





Şimdi gelelim Amerika`da yollara ve yol kurallarına. Amerika` da özellikle bizim Austin şehrinde araba sürmek çok kolay..
Yollar geniş ve düzgün,  gidiş gelişlerin 100% -e 80 % ni ortadan geniş sarı çizgili aralıklara veya taş bariyerlerle ayrılmış. Ana yolların bazıları 4 bazıları 3 gidiş gelişli..
Yan yollar, sokak arası yollar da kesinlikle 2 gidiş gelişli ve çok geniş..
Evler arası yollarda belli yükseklikler konulmuş hızlı gidilmesin deye.. Çok zekice...))
Yani burada araba kullanmak çok kolay. Hani derler ya " Ninem de yapar onu" aynen öyle...))

Peki trafik kuralları..? İnanılmaz..
Kolay ve uyulması zorunlu.. Zaten herkes de uyuyor kurala.. Buraya geldiğimden bu yana kendi yaptigimi da sayacak olursam sadece 15-20 kere korna sesi duymuşumdur.. Abartmıyorum gerçekten.
 Hiç korna sesi duymazsın. Duyduğum zaman da çok korkuyorum. Demek çok ciddi bir olay var veya ciddi hata yapmıştır birisi..



Önüme atlayan bir iki trafik canavarından başka bu güne kadar hiç beni sollayan görmedim..
Tabi bende kurallara uydum .. 3 seneden çoktur araba kullanıyorum bu zaman zarfında sadece 1 kere trafik cezası aldım.
O da kesinlikle kendi hatam yüzündendi.. Tabi ki kabul ediyorum..))
 Kursun kayıtları için geç kaldim diye acele ederken "sola dönmek yasaktır" işaretini görmemiştim.. Tam önümdeki polisi de artık döndükten sonra fark etmiştim.. Elbette o da gecikmeden hemen ışığını yakmış  arkamdan gelerek beni durdurarak elime tam 140 dolarlık cezayı tutuşturmuştu..:((
Aldığım cezanın kayıtlara  işlememesi için de ayrıca bir miktar para vererek sınav almıştım. Yani ben derken bizim Poyraz almıştı..)
Ben de Poyrazın evden yani netten aldığı 2 saatlik sınav zamanı  boş durmamış ona çay servisinde bulunmuştum.. )
 İste ceza aldığım bu ışığın resmini de çektim ve sinir bozucu olan da o ki bir yıl sonra bu kuralı kaldırdılar buradan ve yerine sola dönebilirsiniz işaretini yapıştırdılar. Gelde sinir olma :((


Evet, kurallar var hemde epey bir cezalı kurallar. Mesela: Kırmızı ışıkta geçersen ceza yazıyorlar, ikincide yine ceza yazıyorlar, üçüncüde ehliyetini alıyorlar ve seni göz doktoruna ve psikoloğa gönderiyorlar..
Yani o kadar... Yani deli muamelesi görüyorsun resmen:))



En çok sevdiğim kurallardan bir tanesi sarı ışıkta geçebilme kuralı. Yani eğer uzaktan geliyorsun ve yolu geçmeye yakın sarı yanarsa durmana gerek yok, geçebilirsin rahatca yani sarıda..
Ayrıca sana yanan kırmızı ışıkta karşıya ve soldan gelenlere dikkat ederek sağa dönebiliyorsun..
Başka güzel ama dikkat etmediğin zaman tehlike ve kazaya sebep olan kurallardan birisi de  yeşil ışıkta karşıdan gelene dikkat ederek sola dönmek ve ya U dönüşü yapmak..
Bu kurala ilk araba kullanmaya başlarken uymaya risk etmemiş arkadan çalınan korna sesine aldırış etmemiştim doğrusu. Ama artık alıştım şimdi ben tehlike saçıyorum..)) Polisler duymasın,,))



En önemli kural ve cezası sanırım dünyanın bir çok yerinde çok yüksek olan Hız kuralı.. Burada da aynı. Cezası en az 200 dolardan başlıyor ve 1000 dolara kadar yükseliyor. Aman dikkat edin..


Şimdilik bu kadar uzun aradan sonra.. Yine yazacağım çünkü özlemişim yazmayı ve ayrıca artık resimler dolup taşıyor bilgisayarımda.. Paylaşmak istiyorum sizinle..

Sevgiler...


Category: 15 yorum

Amerikada Alışveris -5- Teksas Austin- Sprouts Market



Her defa buraya yazı yazarken kendime söz veriyorum. Kesinlikle her gün olmadı haftada bir yazı yayımlayacağım burada.. 
Olmuyor..
Bir kaç blogu yönetmek o kadar da kolay değil..
Azerice Evdar, 
Türkçe Mutfak Dili, Amerika Gerçeği, Her Karede Bir Anı sitesi derken
 blog kalabalığı olmuş.
Çık şimdi işin içinden. ))
En son karar verdim  az az da olsa yazacağım. Uzun ara vermeden kısa ve öz...

Amerika`ya geldiğimizden bu yana sürekli alış veriş yaptığım belli marketler var.
Evimize gelen reklam vasıtasıyla tanışmıştık bu marketle..
Bir çok sebzenin taze ve organik olanı, bir çok baharatın bulunduğu marketin ismi
Elbette marketin ismi bu kadar uzun değil siz ona sadece Sprout deyebilirsiniz..


Marketin temiz, düzenli olması çok hoşuma gidiyor..
Fiyat bakımından da uygun olunca günlük ihtiyaçları oradan temin ediyorum.
 Alacagın kuru bakliyarı, çerez türü yiyecekleri şöyle kenarda duran küçük poşetlere koyuyorsun,  poşetin agzını baglamak için baglaç varonu alıp onunla bağlıyorsun, sonra da orada duran kalemi alıp aldıgın ürünün numarasını yazıyorsun ki kasaya gelirken kasadakı fazla zorluk çekmesin.. 
Ürünün numarasına kasaya yazınca akıllı alet fiyatı direkt veriyor..
Hayatı böyle kolaylaştırmışlar işte..
Resimler daha ayrıntılı anlatır..
Fiyatlara dikkat..




 

  Baharatların satış bölümü çok güzel. 
Küçük kutucuklarda bulunuyor baharatlar.
 Kütüçügün yanında küçük poşetler, ölcü kaşıkları, terazi ve ismini, numarasını yazmak için kalem var ..
Baharatlar eh işte denilecek fiyatta.
Az alınca o kadar göze batmıyor demek..
 Bazıları ucuz,bazıları bahalı..





Tarçın
 

Defne Yapragı
Bahcemize kocaman agacı vardı..
Yani getirip satsam zengin olurum  ha...))
 

Kırmızı Pul biber, çekirdekleri ile birlikte..)


 Bir çok baharatların yarım kilosu yani 454 gr`mı 71 dolar olduğunu saymazsak..
Doğru duydunuz baharatın  yaklaşık yarım kilosu 74 dolar. 
İyi ki bu baharatı çok kullanmıyoruz. 
 Bu pahalı baharatın ismi KAKULE..


 ebze fiyatlarını resimlerle ayrıntılı bilgi vermek isterdim ama beni resim çekerken yakalayıp uyardıkları için çok fazla sebze fiyatlarının resimi yok.
Evet, tam resim çekeceğim, arada gezen market düzenleyiciden birisi
 " Hanımefendi burada resim çekemezsiniz" deye uyarıda bulunmuştu..
Aslında benim blogum var bak işte bu da kartım filan deye kendimi takdim edecektim ki kartım olmadığı fark ettim.
 Acilen kart bastırmam lazım benim, yoksa olmuyor böyle.
Şöyle üzerinde kalp resmi filan..))
 

Olan resimleri de elimden almasınlar deye alacaklarımı çabuk halledip marketten ayrıldım..
Çekebildiklerimle marketin kısa tanıtımı bu..
Sanırım sadece Teksas eyaletine has bir market olan Sprout marketini Teksas`a teşrif buyuranlar ziyaret etsin derim.. Memnun kalacaklarına eminim...

Category: 2 yorum

Social Security Number - Sosyal Güvenlik Numarası




Amerika`ya ilk geldiğiniz zaman yapmanız gereken ilk işlerden birisi de  kendinize numara almak olmalı. Bu numara yerli yabancı her kese veriliyor. Yani seni bu ülkede bununla biliyorlar. Almamız şart. Baş vurduktan bir hafta veya 15 gün sonra alabilirsiniz.
Bizim başımıza gelen macerayı size anlatayım sizde bu hataya düşmeyin. İlk geldiğimiz zaman bizimle ilgilenen genç rehber bizi  bu numaranın alındığı yere götürdü.
Neyse uzun beklemeden sonra doldurulması gereken her kağıdı doldurduk, konuştuk. Onların cevabı bize bu oldu "ülkeye yeni geldiğiniz için sizinle ilgili bilgiler daha sisteme girilmemiş 15 gün beklemek zorundasınız."

İyide burada bir çok işlem yapılırken bu numara lazım olacak. Başka çaremiz yoktu . 15 gün bekledik, sonra yine başvurduk. Evet bizi sisteme kaydetmişlerdi. Kağıtları aldılar, 15 gün sonra numaralar gelecek dediler posta kutunuza.
Burada posta kutuları evlerin duvarına yapışık olmuyor ve de sana gelen mektuplar bizzat sana takdim edilmiyor.

Özellikle siteden ev kiraladıysanız bilmeniz gerek ki posta kutusu ya sitenin ana kapısının yanındadır, ya siteden sorumlu ofisin önündedir, ya da sitenin ortasında bir yerdedir. Anlayacağınız boşuna ev kapınızın yanında aramayın.
Aynen resimdeki gibi görüntüsü:



Bizde her 15 günün neredeyse her gününde acaba geldi mi diye kontrol ettik.
Hatta 20 gün oldu ama hala bizim numaralardan haber yok.
Çaresiz yine işlemin yapıldığı yere gittik.
Bize ne deseler iyidir " Numaralar sizin adrese gitmiş ama orada bu isimde kimse bulunamadığı için kağıtlar geri gönderilmiş.
Eeee, nasıl olur biz orda 20 gündür yatıp kalkıyoruz. Hatta söylemesi ayıp postanın orada yatalım diye karar verecektik..))
Anlatınca bize sunu sordular " Peki isminiz yazıp posta kutunuzun içine , hatta en on kısma koydunuz mu? "
Bizde saf saf " Yooookk" dedik.
" O zaman çok beklersiniz" demeleri gerekirdi türk usulunca ama demediler. Tavsiyede bulundular işlemleri yeniden yapın ve bir zahmet buradan gider gitmez ilk isiniz posta kutusuna isminizi yazıp yapıştırmak olsun dediler.  Bizim rehberin unuttugu en önemli nokta...)))
Aynen böyle:




  Esim epey bir söylendi, sinirlendi bunu duyunca ve de eve gelir gelmez  abartıp tüm sülalesinin ismini yazacaktı da, neyse ki benimle kendi isminde karar kildi ve yazıp posta kutusunun iç kısma yerleştirdi..
Gün o gündür her defa posta kutusunu açarken ismimizi orda görünce bu ani gelir aklıma..


 Okuyucular bu ayrıntıyı Amerika`ya uzun sureli yasamak için gelecek olan akrabaya, arkadaşa söylemeyi ihmal etmeyin.
Çünkü hayat burada bizim hayal ettiğimiz gibi kolay değil...
İyi okumalar...

Category: 0 yorum